Kapitalist düzen, gücü elinde tutanların, sermayeyi kontrol edenlerin sistemidir. Kapitalist sistemde emekçi sınıfa patronlarını zenginleştirme rolü karşılığı hayatlarını anca idame ettirebilecekleri, hayatta kalmalarına yetecek kadar pay verilir. Bu pay karşılığı, her gün hayatlarının 8-14 saatlerini sermayenin hizmetine sunar emekçi sınıflar. Sermaye, emekçi sınıflar üzerinde polisi, bürokrasisi, dezenformasyon yayan basını ile baskı kurarak düzenini korur. Bu düzene karşı gelmeye çalışanlara ise tarihte örneklerini birçok defa gördüğümüz üzere zulüm uygular. Ancak gerek yaşadığımız topraklarda, gerekse dünyanın diğer bölgelerinde bu adaletsiz sisteme karşı gelen, isyan eden, eşitlik, özgürlük talep eden geniş emekçi sınıflar oldu, olacaklar.
Bizde bu çürümüş sistemin karşısında, düşlerimizi hayata geçirmek için yola çıktık. Toprak ve Özgürlük Kooperatifi olarak, birlikte üreteceğimiz, emeğimizi sermaye için değil, kendimiz ve birlikte ter döktüğümüz dostlarımız için harcayacağımız bir yaşam alanı hayata geçirmek için çabalayacağız. Elbette sadece ekonomik yanı ile bakmayacağımız bir yer olacak kooperatif. Bir yandan farklı bir ilişkiler ağı öreceğiz. Tıpkı hayal ettiğimiz dünya gibi, hiyerarşik olmayan, şefi, lideri olmayan, yatay olarak örgütlenmiş, her türlü tahakkümden arınmış bir yer olacak.
Kolektif atölyeler yaşamsal mücadelenin temel parçası olan kolektif üretimin patronsuz çalışmanın ve bir arada yaşamın öncüsü ve ekonomik, politik, ırka dayalı, dini veya cinsel tüm tahakkümcü sınıfların maddi ve ideolojik iktidarlarıyla özgürleşmenin çok boyutlu bir uygulamasıyla mücadele eden” genel bir savaşımın bir parçası olacak.
Başka bir deyişle, kooperatif grevler, boykotlar,işgaller, doğrudan eylemler ve federalist örgütlenmeninde temelini oluşturucak bir adım,baskıcı devlet politikalarına karşı politik eylemleri de kapsayan ancak bunlarla sınırlı olmayan daha geniş ve daha kuvvetli bir sınıf savaşımı pratiğinin bir aracı olacaktır.
Kooperatife Toprak ve Özgürlük ismini, İspanya'dan, Meksika'dan aynı düşler için hayatlarını ortaya koymuş, ömürlerini mücadele ile geçirmiş emekçi sınıflardan ödünç alarak, veriyoruz. Bizler şehirde yaşayan emekçiler, yaşam alanlarımıza sahip çıkarak bu dünyanın bizlerin olduğunu belirtmek için toprak derken, her türlü baskıdan, tahakkümden, devletlerden uzak bir dünya hayali ile özgürlük şiarını yükseltiyoruz.
Bu attığımız adımlarda elbette yalnız değiliz, bizim gibi düşünen dostlarımız ile birlikte hareket ediyoruz. Bizler gibi düşünen herkesi de mücadelemize katılmaya, ateşi daha güçlü yakmaya çağırıyoruz.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder